14 Şubat Sevgililer Günü

Bütün falcılara selam olsun
Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Özcan Karabulut’un sayesinde yanına bir de Dünya Öykü Günü eklendi.
Senenin başka boş günü kalmadı mı yoksa sevgililer aşk hikâyelerini kaleme alsınlar diye mi aynı güne tıkıştırıldı, bilemiyorum.
Bildiğim odur ki öykü vardır ancak yokmuş gibi davranılmaktadır.
Bunu benden daha iyi kimse bilemez. Bir öykü yazarı olarak gittikçe sayısı artan yüzlerce karakterimle, 7/24 birlikte yaşıyoruz.
Aslında yazı planına göre bugünün sorusu: “Öykü nerelerde tüketiliyor?” olacak, ana fikri ise “Kaderinizle küsmeyin, öykünüzü sevin, duygularınıza sahip çıkın!” idi.
Ancak gelin görün ki; bir kısım edebiyatçı arkadaşlarım da dâhil olmak üzere; “Öykü, edebiyat tüketilir mi? Bu saçma soruyu nereden çıkardın?” diyorlar.
İyi kötü bir öykü yazarıyım haliyle öykü benim için birincil. Bu nedenle de sorarım.
(Sanki üzerinde yaşadığımız dünyada işe yarayıp da tüketilmeyen ne varsa?)
Yadırgayanları bir yana bırakıp, sorumu kendimce yanıtlayayım:
Hayatın içine bakalım:
Öykü bu sistemin içinde ne kadar nesnel? Yani öykü somut olarak nerelerde kullanılıyor?
- Medya! Haberlerin yarısından çoğunu kurgulayarak sunmuyor mu?
- Okuma yazması olmayanlar bile her akşam ekranda dizilerde ve filmlerde öykünün resimlenmiş halini nefessiz seyretmiyorlar mı?
- Seçim arifelerinde siyasiler hikâye pardon vaat yarışına girmiyorlar mı?
- Seçimden sonra da bize içinde yaşadığımız ama bir türlü hissedemediğimiz o güllük gülistanlık Zümrüd-ü Anka kuşunun ülkesini anlatmıyorlar mı?
- Berbat ürünler için bizleri acımadan formatlayan reklam sektörü hunharca öykü tüketmiyor mu?
- Günden güne devleşen sinema sektörünün olmazsa olmazı küçücük öyküler değil mi?
- 4 binin üzerindeki din ve mezhepleri birbirinden ayıran kendi öyküleri değil mi?
- Öykü olmasa tarih kitapları yazılabilir miydi?
- Bilimkurgu yazarları öyküleri ile bilim adamlarına az mı önderlik etti?
Hal böyle iken bu yaman çelişki niye? Öykü bu kadar gerçek, bu kadar gerekliyse ülkem yazarlarının yerlerde sürünüşü niye?
Bunun yanıtı kalın kitaplık düzeyinde ama size şu kadarını söyleyebilirim. Aslında tüm yazın emekçilerinin ekmeğine kan doğrayanlar falcılardır. Çünkü en iyi hikâyeciler onlardır.
Güzel fal bakan birini iyi dinleyin, ruhunuzdakileri bir buket kır çiçeği gibi önünüze nasıl ustalıkla serdiklerini göreceksiniz. Fala inanmıyorsanız bir Çingene gördüğünüzde avuçlarındaki kuru baklalar ile çakıl taşlarına müşteri olun. Asla alamayacaksınız. Satarsa bilin ki gerçek falcı değildir.
Orhan Veli’nin “Beni bu güzel havalar mahvetti” dediği gibi; beni de falcılar mahvetti. Kahve tiryakisi olmam boşuna değil. Hele burnumdaki telvenin kokusu kakuleliyse…
Dün gece ilk öykü yazarlarımızdan, Ahmed Midhat, Emin Nihat, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Halit Ziya Uşaklıgil ve diğerleri anısına mum yakarken bunlar geldi aklıma.
Özcan Karabulut’un çıkardığı Dünyanın Öyküsü dergisine rastlarsanız bir tane alın. Öykünün nelere kadir olduğunu o dergi benden daha iyi anlatmış.
Sevgililer gününüz muhabbetli, yaşam öyküleriniz hep ışıklı olsun.
Dürsaliye Şahan
Son Güncelleme (Salı, 14 Şubat 2012 11:45)
Kitap tanıtımıKitap tanıtımıHatice Elveren Peköz göçmen olmak
İçindeki Güvercin öyküsü ile, Telif Mahkemesine taşınarak intihal iddiası ile gündeme gelen Hikâye Hırsızı Layla Yayımlarından çıktı.
yazı atölyesiMarmara Sanat Akademisinde Atölyeler
23-27 Ocak 2011
Kısa Film Öykü Atölyesi Dünya Küçük Evren Sonsuz Her şey yazıldı, çizildi, çekildi diyenlere inanmayın. Daha yeni başladık.
En fazla 20 kişilik kısa film öykü atölyemizde konu başlıkları
Atölye yönetmeni : Dürsaliye Şahan Atölye tarihi : 23-27 Ocak 2011 Atölye saati : 14.00 – 16.00 Atölye yeri : Marmara Sanat Akademisi İstiklâl cd. Yeşilçam Sk. No: 22 K:2 Beyoğlu/İstanbul 0212 292 68 48 / 0 536 304 98 20 www.marmarasanatakademisi.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Atölye ücreti : 250 TL. (5 gün x 2 saat = 10 saat)
Yaratıcı Yazı Atölyesi
İnsanoğlunun bulduğu en büyük sihir yazı.
En fazla 20 katılımcı ile yaratıcı yazı atölyelerimizde konu başlıkları
Atölye yönetmeni : Dürsaliye Şahan Atölye tarihi : 23-27 Ocak 2011 Atölye saati : 17.00 – 19.00 Atölye yeri : Marmara Sanat Akademisi İstiklâl cd. Yeşilçam Sk. No: 22 K:2 Beyoğlu/İstanbul 0212 292 68 48 / 0 536 304 98 20 www.marmarasanatakademisi.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Atölye ücreti : 250 TL. (5 gün x 2 saat = 10 saat)
Çocuklar İçin Yazı Atölyesi Benim Hikâyem Senin Masalın Çocuklar hikâye dinlemeye, masal anlatmaya bayılırlar.
Yazabildiklerini gördüklerinde ise çok mutlu olurlar.
Bu nedenle çocuklar yetişkinlerden daha yaratıcı ve daha özgündür.
Atölyedeki ana başlıklar:
Atölye yönetmeni : Dürsaliye Şahan Atölye tarihi : 23-27 Ocak 2011 Atölye saati : 11.00 – 13.00 Atölye yeri : Marmara Sanat Akademisi İstiklâl cd. Yeşilçam Sk. No: 22 K:2 Beyoğlu/İstanbul 0212 292 68 48 / 0 536 304 98 20 www.marmarasanatakademisi.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Atölye ücreti : 250.- TL (Günde 2 saat X 5 gün = 10 saat)
Son Güncelleme (Pazar, 18 Aralık 2011 11:59) |
























Çocuklar İçin Yazı Atölyesi